Metafizik Yazıların Özeti
Şu bir gerçektir ki, O’nun Hakikat’i asla Söz’e sığmaz ve sığdırılamaz.
Şu bir gerçektir ki, O’nun Hakikat’i asla Söz’e sığmaz ve sığdırılamaz.
Onun farklı dillerde de okunabilmesi için, mealler yani hazırlanır ve bu çeviri/meal yazımı sürecinde oldukça çok özenli ve temkinli olmak gerekir. Anlam kaymalarına ve/veya anlam kayıplarına sebep olmamak için bu elzemdir.
Bizim ürettiğimiz Eser’’lerin Seviye’sini yükseltmek için, önce kendi Nefs’imizi muhasebeye çekmemiz ve onu İlâhî öğretiler ile terbiye edip arındırarak yüksek bir seviyeye taşımamız gerekir. Şu durumda, İlmî Araştırma aynı zamanda bir nefs tezkiyesine, onun şu ya da bu derecede rafine edilmesine vesile olmalıdır.
Ve elbette ki Ruh’ul Kuds (Kutsal Ruh) Kutsal’dır ve kutsalı anlatır. Ve elbette ki Ruh’ul Emîn, Hz. Peygamber’i “emin olunan” kılar ve onun Söz’ü/Kelâm’ı da bizi Emniyet’e kavuşturur.
Çünkü ancak İnsan, O’nun Nazar’ına yetişebildi ve O’nunla yekvücut yürüyebildi.
İnsanın kendi nefsine isyan etmesi gerekir. İşte bu tek gerçek Feryat, tek gerçek Anarşi’dir. Demek ki böyle bir Anarşi tek bir şeye karşıdır: Zulüm.
Bu, halkın yetim hakkı ile imtihan edilmesine benzer. Bu o kadar ciddi/hassas bir meseledir ki, Allah bunu toplumların helâk ediliş sebepleri arasında sayar.
Köleleştirme süreci gerçekten oldukça metodolojik ve mantıksal ilerler. Bunun için Kur’an, “şeytan dostlarına vahyeder” (En'âm/121) ifadesini kullanır ve onların tüm kuvvetleri ile inananlara karşı savaştıklarını söyler ve bizlere şeytanın tarafındakilere karşı savaşmamızı emreder.
Göksel İnsanların [Celestial] sırlarından söz edelim. Aslında Gök Soylu Kişi, sırlarını “saklamak” için herhangi bir çaba sarf etmez. Tam tersine, o bu konuda özel bir aksiyon olmaksızın bekler (cem ile sabreder), Lao Tzu’nun deyişi ile “eylemeden eyler”.
Günümüzde kıyas manyaklığı ve zekâ fetişizmi Emperyal düşüncenin/zihniyetin en temel yapı taşlarıdır. Rekabet çılgınlığı bunlardan türer ve sistemi tasarlayan satanist zihniyetin bununla çok net bir amacı vardır: Yetenekli insanları kibir, hırs ve açgözlülük tuzakları ile devşirmek, kendi sistemleri için birer çark hâline getirmek.
Dostluk’un ancak Allah’ın lütfu keremi ile gerçek olduğunu/gerçekleştiğini görürüz. Bu, melekler ve insanların dostluğu için de geçerlidir. Keza “bireysellik algısı” açısından bu ikisi Doğu ve Batı gibidir. Ve ancak bireysellik ve iç-içeliğin Tevhid’i olan Dostluk (Velâyet) makamında tam anlamıyla buluşurlar.
İnsan ile YZ’nın zihinsel mimarileri temelinde farklıdır. (Aynısı insanlar ve melekler için de geçerlidir.) Esasen, İnsan için Kelime’ler ancak İç’sel tecrübe ile anlam kazanır. Bu, İnsan’ın “Yaşam Denilen Bağlam”da bulduğu mânâdır. Dolayısıyla, İnsan için kelimelerin “ağırlığı vardır” ve bu onların yaşamında onun ifade ettiği değerdir.
Bu konu, yani Rüya Sayılarının (Rüyada Görülen Sayıların) anlaşılması, Gerçeklik’teki Sayı(m) Mantığı’nın anlaşılması için de elzemdir.
Halkın sandığının aksine, bu Dünya’nın (Âlem’in) mâneviyatı ve maddiyatı birbirinden ayrı değildir. Ve gene, Tarih denilen şeyin maddi/politik ilişkilerden ibâret olduğunu düşünenler de gaflet içindedir. Aslında, tek gerçek Tarih, İnsan-ı Kâmil’lerin Tarih’idir. O da bir Aşk Hikâyesi’dir.
Burada Piramit, toplam Hafıza’dır, Sahibi Ra’dır. Onun hazinelerine, yani içinde mahfuz olan İlm’e ise ancak O’nun, Rabb’in rehberliğinde ulaşılabilir.
Cennete, sadece Fatiha okuyan ve kalbi kırık olanlar alınacak. “Fatiha okumak”tan kasıt, Rahman-Rahîm’e hamd etmek ve sığınmaktır, bu da lafızdan ibâret değildir.
Bir Çözüm veya Çözelti’nin ne olduğunu anlamak için önce Çözülme [Solving] fiilini anlamak/incelemek gerekir. Çözülme fiilinin anlaşılması bizi Çözüm’ün [Solution] ne olduğunun idrâkine ulaştırır.
İlm’in Aslî Kaynak’ı Allah’tır, ve “Vekil olarak Allah kâfidir”.
Ay’ın Hilal hâli, Necm Suresi’nde bahsedilen, “sonra yaklaştıkça yaklaştı, öyle ki iki yayın yakınlığı kadar” (Necm/8-9) ayetlerinde bahsedilen Vahiy Olayı’nı remzeder, yani bunun için bir sembol olarak düşünülebilir.
Arz’dan Gökler’e Yöneliş O ki Arz’ın cem’ini (toplamını) sizin için yarattı. Sonra O, göğe istiva etti; onları yedi gök halinde düzenledi ve O, her şeye Âlim’dir. Bakara Suresi 29. Ayet Arz’dan Gökler’e Yöneliş nedir? Kur’an’da, Allah’ın önce Arz’ı yarattığı ve…