Neden Yazarız?
Şimdi, epeydir düşündüğüm şeyi düşünüyorum: Ne yazsak? Yazılım’ların tanımlayıcı bir özelliği de ancak bir Bağlam içerisinde anlam ve işlev kazanıyor olmaları. Yani bizim yazmak için bir (Dünya) Hikâye’sine ihtiyacımız var.
Varlık Felsefesi. Varlık’ı ve varlıklar arasındaki ilişkileri inceliyoruz.
Şimdi, epeydir düşündüğüm şeyi düşünüyorum: Ne yazsak? Yazılım’ların tanımlayıcı bir özelliği de ancak bir Bağlam içerisinde anlam ve işlev kazanıyor olmaları. Yani bizim yazmak için bir (Dünya) Hikâye’sine ihtiyacımız var.
Biraz İnşa meselesi hakkında konuşalım. Özellikle Mühendislik bağlamında da böyle olmak sureti ile, İnşa basitten karmaşığa, temelden gelişmişe doğru gerçekleşir.
Halbuki biz, kazanmakla değil fakat Allah için mücadele etmekle sorumluyuz.
Yeniden Yaradılış, kesin bir iman umdesidir ve Cennet’e girmenin/alınmanın/kabulün şartları arasında yer alır. Bu mesele üzerine biraz düşünelim.
Allah’ın Nazar’ı, muhakkak biz beşerlerden farklı olsa gerek. Bu, Allah’a hiçbir şeyin zor gelmeyişi ile de alakalıdır. Çünkü Allah, sadece bilir durumda değildir, Bilgi’nin de Yaratıcısı konumundadır. Ve önceden bahsettiğimiz gibi, her varlık O’nun bir Kelimesi olarak düşünülebilir.
Ârif ancak “bilmediğini bilirse” Ârif olur, ki bu da çift anlamlıdır.
Ne zaman ki bir toplum, Tanrı’yı kendi ufak Çağ-Coğrafya konumları ile kısıtlı vehmeder, yani kendilerini “seçilmiş” ilan eder, bunlar (Musevî kökenli olsun veya olmasın) yahudileşmiş ve yoldan sapmıştır.
Aslında meslekler epistemolojisi, tamamen İnsanlık ve Yaradılış Ontolojisi’ne dayanır, keza Medeniyet zaten buna dayanır.
Cehennem’den nasıl çıkılır, kurtulunur?
İnsanın gerçekten de, (kendi kişisel) Zaman’ında geri dönmeyi öğrenmesi, ve bunu icra edebilmesi gerek. Keza ancak bu şekilde, hatalarımızı tespit edebilir ve onlar hakkında tefekkür edebiliriz.