Nicelik’in Asl’ı Olarak Nitelik
Nicelik’in Asl’ı Nitelik’tir. Bu yazıda bunu açıklamak istiyoruz.
Nicelik’in Asl’ı Nitelik’tir. Bu yazıda bunu açıklamak istiyoruz.
Adı sanı bilinmez bir adamdım, yaşardım. Nereden geldim bilinmez, nereye giderim bilmezdim. Bir aşk ki düşmüş başıma, sırtlamışım Kaf Dağı’nı. Şimdi geziyorum, sırtımda Kaf Dağı.
İlâhî Rahmet ki Kişi’yi İnsan’laştırıp, hür ve özgür kılar. Özgür olan, köle olmayandır. Demek ki Kölelik’in esasları Özgürlük’ün esaslarını dışlar ve onun bir “tersi”dir.
Anahtar Kavram’lar olarak ifade edebileceğimiz İlke’ler varoluşları gereği Varoluş'un farklı katmanlarında müşahede edilebilir.
Rahman’ın İlahi Rahmet’i ile cümle varlıkları kuşattığını, Varlık’ın tüm varlıklara Nefes verdiğini söylemiştik. Ontolojik bir İlke olan Nefes’in tecellilerinden birisi de İlham’dır.
Merhamet, İlahi Rahmet ile aynı Öz’den gelir ve aynı Ontolojik İlke’lere dayanır.
Varlık’ın cümle varlıklara sunduğu bu Alan, onlara "Nefes alıp verme imkânı” sağlar.
Var oluş amaçları bu şekilde “ters-yüz edilen” melekeler adeta “kirlenir”.
İnsan, kendisini tanımayanların arasında kendisi yabancı, mahzun ve boşlukta hisseder.
İnsan’ın her baktığı yerde göreceği bir “Varlık Manzarası”dır, Vechullah yani “Allah’ın Vechi”dir.
Her İnsânî Yazıt, var oluşsal kökenini, yani ontolojik kökenini İnsan’ın Seyr’inden alır.
Anlama ve anlamlandırma faaliyeti, bu isim ve sıfatların Nefs’imizde yeniden tecrübe edilmesidir.
Ev herkesin Bütün ve Tam olarak var olduğu ve Bir’likte uyumlu ve saygılı bir Bütün oluşturduğu yerdir.