Yazılış’ın Getirdikleri
O zaman artık, bir-sonraki-gelen’i (halef’i) anlamak için öncekini unutma. Yoksa sadece dalalete düşeceksin.
Dostlar için…
O zaman artık, bir-sonraki-gelen’i (halef’i) anlamak için öncekini unutma. Yoksa sadece dalalete düşeceksin.
Kur’an’ın üstünlüğü kadar antik kökenleri ve “tasdik edici” niteliği hakkında bilgi edinme imkânı buldum. Keza Vahy’in farklı biçimlerini araştırmak, “Vahy’i Vahiy yapanın” ne olduğunu anlamamızı sağlayabilir.
İnsan-ı Kâmil aslında geri alınmayacak, Kıyamet ile birlikte yok olmayacak tek bilgiye vâkıf olmuştur – Vukûfiyet kazanmıştır.
Aşkınlık ve Dostluk, İmtihan’ı gerekli kılar. Sınanmayan bir Aşk ve sınanmayan bir Dostluk, Gerçek değildir.
Şehâdet yani bu Şâhit-oluş, Allah’a rücu etmektir ve benliğin ölümüdür. Ancak bundan sonra, yani benlik “noktalanarak” sustuğu zaman, Ruh konuşmaya başlar.
Acaba nasıl bir dalalettir ve nasıl bir düşünme/ölçme biçimidir ki, Kişi kendisini (gerçekten böyle olanın huzurunda) Güneş gibi gölgesiz ve hatasız görür ve Tanrı’nın Kelâmı’nı (beşer sözü diyerek) inkâr eder?
İlâhî bir ilkedir ki; Bir’den İki, İki’den Üç, Üç’ten ise Onbin Şey doğar.
O, Rüya’nın karakterlerini yok eden Siyah İmparator ile onları Vahdet’te buluşturan Altın İmparator’un – ki O Şeriat’tır [The Law] – zâtî birliği olan Siyah Altın İmparator ile temsil edilir.
Neyden bahsedelim? (Bu) Soru aslında bir Cevap saklıyor. “Bahsede(bile)ceğimiz bir şey olduğu” bilgisini barındırıyor.
Ancak Nitel Sayım ve Nicel Sayım, “Ruh’un Say’ı”nda Tevhid edilirse Bilgi Moru [Knowledge Moor] tamamlanır ve bir Zât-ı İlâhî tecelli eder.