Örttüğü Zaman Gece

Karanlık, tabiatı gereği Işık tarafından fethedilerek Aydınlık’a dönüşmesi için vardır.

Giriş

Aslında, bu yazıyı önce müstakil hâli ile yazmıştım, yani Leyl Suresi’ni referans olarak ekleme gibi bir planım yoktu. Sonra, kabuslar ve Karanlık İlham hakkında bir uyarı yazısı olarak şekillenen bu yazı bittiğinde, Leyl Sûresi ile anlamının paralelliğini fark ettim ve alıntıları paragraf aralarına eklemeye karar verdim. Yazı, anlam paralelliği açısından 21 âyetlik sûrenin ilk 17 âyetine tekâbül ediyor. (Ayrıca bkz.: Vahy’in Çok-Yönlülüğü)

Leyl ise, Gece anlamına geliyor.

Tercihen, âyetler atlanarak da okunabilir.

Örttüğü Zaman Gece

Ant olsun geceye, örttüğü zaman
Ve ant olsun gündüze, göründüğü zaman
Ve ant olsun, erkeği ve dişiyi yaratana

Leyl Suresi 1-3. Ayetler

Epeydir aklımda olan bir konuyu yazmak istiyorum. Çağımızda, modern insan, eşitlikçi ideolojilerin ve Batılılaşmanın da etkisiyle, git gide iyi/kötü, faydalı/zararlı kavramlarına dair anlayışlarını yitirmektedir. Bunda profanlaşmanın (din-dışılaşmanın) da etkisi vardır, keza Aydınlık ve Karanlık’ın Işık’a göre belirlendiği gibi, Şeytânî ve Rahmânî olan da Vahy’e göre belirlenir.

Bugün, anlaşılan o ki, modern insan neden kabusların toplumun içine salınmaması gerektiğini idrâk edememektedir. Bununla birlikte Karanlık’ın İlham’ı sadece karartır ve zarar verir. Hiçbir zaman hiçbir şey inşa edemez. Bilgilendirmez, fakat bilgiyi zehirler ve bu zehri Bilinç’e zerk eder. Bu süreçte çarpık bir heyecanlanma veya haz duygusu yaratır.

Profanlar, neyin “görülmek istenen” ve neyin “görülmemesi gereken” olduğunu temyiz (ayırt etme) kabiliyetinden yoksundur. Bununla birlikte; okudukları/izledikleri/dinledikleri kimi şeylerin gerçek tabiatlarını bilseler, kesinlikle bunlardan tiksinir ve uzak dururlardı. Fakat tabii bu durumda onlara bunları pazarlamak da imkânsız hâle gelirdi.

Şüphesiz işleriniz (sa’yınız) çeşit çeşittir.

Leyl Suresi 4. Ayet

Devam edelim. Her Yaratıcı Faaliyet, belirli bir İlham Kaynağı’ndan İlham alır, veya İlham ile oluşturulmuş Örüntü’ye uyarak o İlham Kaynağı’na yönelir. Ortaya konulan Üretim’e maruziyet ise, İlham Kaynağı’nın niteliğine göre bir psişik/zihinsel etki yaratır. Bunun sebebi, Yaratıcı Faaliyet’lerde, belirli Örüntü’lerin taklit edilmesi ile aynıdır. İkisinde de, Hareket Akışı’nın tekrarı belirli İlham’ı yeniden çağırır. Bu sebepten insanın izlediği/dinlediği/okuduğu şeyleri özenle seçmesi gerekir.

(Ant olsun örttüğü zaman geceye ki) Şimdi, bir kabus hikâyesi, insan zihninde nasıl bir etki yaratır? Rüyasında kabus gören bir kimsenin, korku, panik ve endişenin benzeri bir etki…

Burada problem şudur ki; Karanlık, tabiatı gereği Işık tarafından fethedilerek Aydınlık’a dönüşmesi için vardır. Kaos, Logos’a dönüşür; Kahraman, Canavar’ın boynunu vurur; Karakter, Travma’sını iyileştirir ve huzur bulur; Aşık, kendi kendisini aşarak dönüşüm geçirir ve Aydınlık bir Dünya inşa olur. İşte anlam böylece ortaya çıkar; İyiler her zaman kazanır, Kötüler her zaman kaybeder.

(Ant olsun göründüğü zaman gündüze ki) Böylece Işık, Kendisi’ni Aydınlık ve Karanlık olanın mücâdelesinde ortaya koyar ve gösterir. Yani Aşk, (ant olsun erkeği ve dişiyi [zıt kutupları] yaratana ki) İyi ve Kötü olanın mücâdelesinde Kendisi’ni gösterir. Anlamlı tüm Hikâye’ler bu Ontolojik hakikate yaslanır.

Fakat kim verir ve takva sahibi olursa
Ve iyiyi/güzeli doğrularsa
Ona en kolayı kolaylaştıracağız

Fakat kim cimrilik eder de kendisini müstağni görürse
Ve iyiyi/güzeli yalanlarsa
Ona en zoru kolaylaştıracağız

Düştüğü zaman malı ona yarar sağlamaz.

Leyl Suresi 5-10. Ayetler

Misal; Geometri’de de bunu gözlemleriz. Başlangıç ve Tam Dönüş, 0 derece ve 360 derece, aynı “doğrultu”ya çıkar. Fakat Dönüş’ün gerçekleşmesi için, önce Yarım Dönüş ile “tersi doğrultu”ya gelmek gerekir. Bu aynı zamanda Argüman’ların inşasında, “yanlış olan”dır. Daha sonra, bir Yarım Dönüş daha gerekir, ki böylece “yanlış olan yanlışlanır”. Bu da tekrar, Doğru Olan’a tekâbül eder.

Şüphesiz ki hidayet (doğru yol) Bizim üzerimizedir.

Leyl Suresi 12. Ayet

İşte bu yüzden gereksiz heyecanları, hevesleri, duygulanımları (yani Akl’ı köreltenleri), merakları bir kenara itip, Hikâye’ye zihnî bir bakış ile bakarsak, görürüz ki kabus hikâyeleri gerçekten sıkıcıdır. Çünkü “yarım”dırlar. “Tersine gidilen doğru”nun tamamlanmamış bir hâlidirler. Kendimden örnek verecek olursam, Ben, bu hikâyelerde hep hikâyenin “bir yere varmasını” beklerdim; fakat bunlar “asla bir yere varmazdı”.

Ve şüphesiz ki bizimdir Son (Ahiret) da İlk (Ula) de.

Leyl Suresi 13. Ayet

Sonuçta bu Hikâye’lerdeki Bütünlük’ün, bile isteye çarpıtılması ve sakatlanması, Karanlık İlham’ın esasını oluşturur. Bu yüzden Okuyucu’da da benzeri bir etki yaparak, Okuyucu’nun da Benlik Bilinci’ni bozma tehlikesi taşır, ona zarar verirler. Sebeplerine yazının başlarında değindik.

Alev saçan bir ateşe karşı sizi uyardım
Ona ancak şaki (bedbaht, kötü huylu olan) maruz kalır
O ki yalanladı ve yüz çevirdi
Takva sahibi olan, ondan uzak tutulacak

Leyl Suresi 14-17. Ayetler

Son söz olarak diyelim ki:

Yalanlar, yalanlanmak
Yanlış, yanlışlanmak
Ters olan, terslenmek
Kötülük, kötülenmek için yaratılır.

31.01.2024

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 487

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir