3 Nazarî Katman
Sabit-Değişken (Hayy-Kayyum) ilişkisini zıtlıkların birliği esasında düşünürüz. Bu durumda Bir’liğin Zemin’i “Özne’nin Birliği”dir...
Sabit-Değişken (Hayy-Kayyum) ilişkisini zıtlıkların birliği esasında düşünürüz. Bu durumda Bir’liğin Zemin’i “Özne’nin Birliği”dir...
11. İlke’de, Adalet Kartı’nın görülmesi, Kişi’nin şu Ayet’i idrak ettiği anlamına gelir: “Allah zulmetmez, fakat bu sizin kendi ellerinizle ettiğinizin karşılığıdır.”
Rüya Nazariyatı açısından, Yazılan ancak Tam ise Rüya’nın değişken hâline karşı koruma altında olur.
Rüya Nazariyatı açısından, Erenlerin Rüya’daki Kelâm’ı “kuşatıcı” niteliktedir.
Âlim’in en önemli vasfı Güzel Ahlâk’tır ve İlim ile Ahlâk kol kola yürür.
Her nesne, varlığının tanımı gereği Sınır’lıdır. Kendisi olduğu için başka bir şey değildir.
Tao-culuktaki “otururken unutmak” felsefesi ile eksponansiyel fonksiyonun “hafızasızlık özelliği” arasında bağ kurulabilir mi?
Rüya Nazariyatı açısından, Ahad-Vahid kavramlarını inceleyelim. Bunların farkı nedir?
Bunların özü, yazılmamış-hâlde, İlâhî Logos’ta mevcuttur. Fakat, biz bu Nitelik’leri ancak Nazarî Seyir üzerinden okuyabiliriz. Bunların ilmi, Allah’ın Sonsuz İlmi’nde mahfuzdur. Biz insanlar ise, ancak bu İlim’den nasipleniriz.
Leonard Euler “en hızlı (doğal) artış miktarı”nı inceledi ve bir sayının sadece kendi-kendisine “yaslanarak” ulaşabileceği maksimum oranı/ölçüyü buldu (formüle etti).
12. Metafizik İlke için Nefs’e Nazar İlkesi denilebilir. Bunun değeri ve amacı, Nefs Theoriası’nı yani “döngü”lerin bilgisini gerçek durumlarda gözlemektir.
e sabitini Simülasyon dersinde – mühendisler olarak – “iki şeyi/objeyi bağlamada ve bu minvalde bağlam oluşturmada” kullandık. Peki bu bağlama bağlanan psişik kuvvet nereden gelmektedir veya bağlanan zihinsel objenin İç’sel Tabiat’ı nedir, nerededir?
“Ve O âlemler için bir zikirden başka bir şey değildir” denmiştir: Âlem değil, Âlemler. Bu yüzden tüm âlemler ona (Kur’an’a) secde eder.
Bağlam, Dil’de oluşturulur. “İnsan” için, içinde bulunduğu bağlam, Yaşam’dır. O zaman şunu deriz; İnsan, Kelime’lerin anlamını ancak yaşayarak öğrenir, başka seçeneği yoktur.
Bağlanan-bağlamın gerçek bilgisi kimdedir? Bu, ancak Hâkim-Mâlik Sıfatları’nın tecelligâhı olan Filozof-Kral veya İlim verilmiş Evliya’dır.
Bir de bağlamda-bağlanan bir Kişi’yi düşünelim. Bu biçimde Bağlam’ı aşamayan bir Kişi, bu açıdan edilgen-pasif bir varoluş sergiler. Yani; önceden oluşturulmuş bağlam tarafından kontrol edildiği ve ona etki edemeyen bir hâl içerisindedir.
Bağlam nedir? “Kavramların bağ’lanarak yer edindiği ve etkin hâle geldiği Yapı veya Mimari”dir, yani bu şekilde tanımlanabilir. Tanımlar önemlidir ve bir şeyi tanımamızı veya tanıdığımız bir şeyi hatırlamamızı/anımsamamızı sağlar...
Ağ Yapısı belirli “dayanak”lara dayanır, bunların arasında kurulur. Esasen; bu daha Genel olana dayanarak, daha Özel bir desen çizmek/örmek anlamına gelir.
Tuzak kuranların düştüğü tuzak Ölçüm Manyaklığı [Ratio-nal Mania]’dır. Tuzakları Aşk’ın Ateşi ile aşanların, aştığı da budur.
Mânâ Âlemi için düşündüğümüzde, burada bir Görü’yü anlama dileğimiz de esasen ona etki eden (hâkim olan) mânevî ilkeleri anlama dileği ile aynı şeydir. Demek ki, âlemler farklı/çeşitli de olsa, İnsan fıtratının (zâtî) anlama/okuma dileği aynıdır.