Kara-Sevda İlkesi
Diyebiliriz ki, bu kısa metin şu soruyu anlatır: “Ne ettik de, Allah bizi şeytan ile belâlandırdı?" Şüphesiz ki Allah, Adil'dir ve kimseye zulmetmez.
Akıp Giden (Bir Gemi)
O zaman, şunu anla; zorluk beşeriyyete özgüdür, Allah için zorluk yoktur, “ol, der oldurur”.
İniş Koşulları [Yıldırım’ın Zikri/Allah’ın Emr’i]
"Şüphesiz Allah, bir toplumu değiştirmez, (onlar kendi) nefislerini değiştirmedikleri müddetçe."
Toplumların Tanışması ve Sosyolojik Araştırma
Kur’an, “sizi tanışasınız diye kavimler olarak halk ettik” der. Demek ki, her kavmin, diğer dünya toplumlarını/medeniyetlerini tanımak gibi bir sorumluluğu da bulunur.
Rehberlik İlkesi [Uyumlu Hareketlerin Birliği]
Uyumlu Üçlü’nün en güzel örnekleri Rab/Nebî/Velî ve Baba/Ana/Oğul’dur. Hakk İsmi hepsini kuşatır.
Rehberlik İlkesi
Kaybolanların bir rehber araması gibi, o Rehber de kaybolmuşlar arasında bir ümit (eden) arar.
Arş’ın ve Arz’ın İşleri
Peki, söylenen hatalı bir söz söylemenin bedeli nedir? Âşıklar bilir ki, bunun cezâsı bir ömür sürer.
Zamansızlık (Sonsuzluk) Algısı ve Zamanın Yeniden İnşası
Yazılış, her zaman manevî bir sayma işlemine göre gerçekleşir. Dolayısıyla; Yazı, doğduğu Kaynak Nokta’ya göre sıralanır. Başlangıç Noktası aynı zamanda Odak Noktası ve Doğum Noktası’dır.
On Bin Şeyin Anası
Tao-culuk’ta bahsi geçen “on bin şey”, sınırı belirsiz çokluka işaret eder. On bin, ilk dört sayının (1+2+3+4=10) toplamı olan tetraktis’in dördüncü kuvvetidir (10^4). Tecelliyat Anlayışı’na ve Sonsuz Yeniden Yaradılış’a (Halk-ı Cedîd’e) işaret eder.
Güç veya Kudret İlkesi [The Force]
Hakk’ın Kelâm’ı da, aynı kendisi gibi, yıkılmaz-aşınmaz-eskimez niteliktedir
Ârı’lar(ın) Yazı’sı
Yazılış’ın Katmanları’nda bahsettiğimiz gibi; Bilgi, katmanlarda geçerek Yazı’ya dökülür – yansır. “Yarattıklarının şerrinden”, “Felak’ın Rabb’ine sığınırım”. Bu sebepten; Varlık’a rücu etmek gerekir, bunun için de bir önceki katmana nazarımızı çevirmemiz gerekir, ta ki Kaynak’ına varıncaya kadar. Yol uzun olabilir, fakat…
İşlem Aşımı (veya İşlem’leri Aşmak)
Önce parçalara böler, sonra da (kendi) böldüklerini toplar. Sonra da sorar: “Neden bu işlemlerin sonu gelmiyor?”
Cennet Müfredâtı
İnsan’a öğreten Rabbi’dir. Bir beşer, bir beşere bir Harf dâhî öğretemez. Şu hâlde, okulun amacı nedir?
Cennette Meslekler
Mesleklerin, İlâhî Sıfatlar ile olan bağıntısına değinmiştik. Şimdi de bir örnek üzerinden, Jung’un Kollektif Bilinçdışı dediği şeyi inceleyelim.
Söz’ün Cem’i ve Kur’an’ı
Düşünce’yi toparlayamamak, esasen onu tevhid edememek anlamına gelir. Şu hâlde, insan nasıl huzur bulabilir?
Bir Devrin Tamamlanışı
Asl’ımız gerçekten de nefsimizin yazarı olan Hakk’tır, ve “O’nun veçhinden başka her şey helak olucudur”.
Dengelenmiş Rüya Matrisi
Kişi; Kelimelerin Bilgisi’nde yeterince derinleşir ise, Rüya’nın “yozlaşma”sına karşı bağışıklık kazanır.