Bireysel Çalışma

Öğrencinin soruları cevaplanmasa da, hatta anlatıcı bunların anlamını inkâr etse de, öğrencinin bunların varlığını yok saymaması gerekir.

Eğer bir kişi ne yaptığını ve neden yaptığını tam olarak bilmiyorsa, bunun hakkında tam olarak bilinçli olmadığını söyleyebiliriz. Bu sebeple, haklı bir biçimde sorulan Neden Soruları’nın göz ardı edilmesi, kişiyi bilinçsizleşmeye iter. Bu soruların gün yüzüne çıkarmaya çalıştığı arketipsel unsurları ise Bilinç-dışı’na iter.

Bu sefer konuya eleştirel değil, pratik bir açıdan yaklaşacak olursak; diyebiliriz ki, öğrencinin soruları cevaplanmasa da, hatta anlatıcı bunların anlamını inkâr etse de, öğrencinin bunların varlığını yok saymaması gerekir. Çünkü basitçe bunlar vardır. Tüm akademisyenlerin, anlatıcıların ideal nitelikte olmayacağı gerçeğini baştan kabul edersek; artık Nedenler Zinciri’ndeki (anlatıcının kapatamadığı) anlam boşluğunu, kendi tefekkürümüz ve çalışmamız ile kapatabileceğimizi, kapatmamız gerektiğini söyleyebiliriz.

Burada, Akademi’nin “ideal olmayan fakat içinde bulunduğumuz bir sistem” olduğu şeklindeki bir düşünceye varıyoruz. Bu durumda, Anlatıcı’nın yetersizliği ve/veya Ortam’ın uygunsuzluğunu kabul edip, anlam arayışımıza Bireysel çalışmamız ile devam etmemiz, tek seçenek gibi görünüyor. Yani, bulunduğumuz Ortam bize ihtiyacımız olan cevapları vermediğinde.

19.05.2024

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 487

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir