Dirilten’in İşleri

Mit, masal, fantezi ve hikâyelerde Ölüm hep bir Dönüşüm ile özdeşleşir. 

Ölü Dirilten imgesinin detaylarına değinelim.

Necromancer, cesetlerle ve ölülerle uğraşır, onları diriltir ve hareket ettirir. “Necro-”, ölü anlamına gelir ve “-mancy” fantastik anlatılarda “büyücülük uğraşını” ifade eden ön-ektir. (Pyromancy: Ateş Büyüsü, Geomancer: Toprak Büyücüsü, gibi gibi…)

Bu bilinç-dışı imgeyi İç ve Dış cihetinden düşünebiliriz; ki bunlar İyi ve Kötü, Ruhânî ve Şeytânî olana tekâbül eder. Bu imgenin önce arketipsel detaylarına ve özelliklerine değinmek istiyoruz. Bu özellikler tamamen arketipsel olup, İyi veya Kötü oluşu İç veya Dış cihetine yönelmesine bağlıdır.

Diriliş teması, pek çok Hikâye’nin, mit ve masalın da temelinde yer alır. Bu yüzden, özel bir incelemeyi hak eder.

Adı üstünde, Ölü’ler ile uğraşır. Ölü, “Zaman’ın alıp götürdüğü”dür. Varlık’ın, Kendi İç’ini Seyr’i ile Zaman’ı yaratmasından sonra; Zaman Döngüsü’nün Yükseltici Element’ine (sembolik Ateş’e) tekâbül eden (Ölüm Meleği) Azrail, Varlık’ın “Zaman ile alıp götüren” ve “Boyut değiştirten” Melek’idir (yani kabiliyetidir). Demek ki Ölü var ise Geçmiş vardır. Ölü, “Geçmiş’te kalmış olan”dır. “Bura’da olan”, sadece bir kalıntıdır, yani cesedidir.

Ölü’nün varlığını ise, ancak “Şu Ân”dan bakarak görürüz. Allah, Hâfız ismi ile, “yaşanmış olan”ı Hâfıza’da “muhafaza eder”, yani “korur ve saklar”.

Ölen’in ölmesi ile, varlıkı Zaman’dan koparılır ve Hâfıza’da “sabitlenir”. Simyevî ifade ile “Gök’ün Sabit’i”ne dönüşür.

Büyücü Arketipi, “Enstrüman kullanan”ı ve “mânâya, anlama Şekil veren”i ifade eder. Ölü Dirilten, kullandığı Enstrüman(lar) ile, “Ölü’nün İç’i”ne nüfuz eder. Ona kendi mânâsını, anlamını, Ruh’sal enerjisini zerk eder. İç’sel cihetten, yürüyen ölüyü temizler, arındırır ve insanlaştırır; onun Kendi İçi’ndeki diriliği yeniden canlandırır. Dış’sal cihetten, onun Kendi İçi ile olan bağını zedeler ve koparır, yürüyen ölüleri kitleler hâlinde kontrol etmeyi amaçlar.

Böylece Diriltilmiş Olan, “Hâfıza ve Kim’liğine, Dirilten’in mâneviyâtı karışan”dır. Ölü Dirilten’in mânâsı, Diriltilmiş Olan’ı “Kendi’nden bir parça” hâline getirir, ve onu Dirilten’in Dünya’sına katar. İç’sel cihetten bu, “Gönül’e girmek”tir. Dış’sal cihetten ise “grupların içine hapsedilmek”.

Dirilten’in Dünya’sına katılanlar, Dönüşmüş’tür ve onun etkisine tâbidirler. (İç cihetinden etki Ruhânî’dir, Dış cihetinden Şeytânî’dir.) Tavırları birbirinden bağımsız düşünülemez. Hikâye’nin güncel durumuna göre belirlenen (yani Zaman’ın Ruh’una göre), birbirleri ile bağlantılı hareketlerde bulunurlar. İlke ve Eylem ilişkisi burada da görülür. İç’sel cihetten bu “Gönül Birliği”dir; Dış’sal cihetten “kısıt ve sınırlandırmaların beraberliği”.

Dış’sal olan İç’sel olanın bir çeşit yansıması olduğu için, gene önce İç’sel olana bakalım. Diriliş’i konu alan pek çok mit ve masal vardır. İç’sel Hayal cihetinden, Ölen’in Ruh’u hiçbir zaman Yok olmaz. Cesed’i Rüya’nın Materia’sına karışır ve Logos’a dönen Ruh’u, yeni bir biçimde anlamlandırılarak “geri indirilir” (irsal edilir). Böylece Rüya Materyali tekrar Ruh’u ile buluşarak Şekil alır ve Diriltilmiş olur. Bu da, Rüya’yı görenin Seyr’inden başka bir şey değildir.

Bu sebepten mit, masal, fantezi ve hikâyelerde Ölüm hep bir Dönüşüm ile özdeşleşir.

Hakk cihetinden söylersek, İç-Dış ayrımı yapmayız. Öldüren de Dirilten de, İnsan’ı Esfel-i Safilin’e (Aşağı’ların Aşağısı’na) atan da odur.

Ölü Dirilten, İç’sel Hayal cihetinden, aynı zamanda Canavar Katili’dir. (Cehalet’in) Karanlık’ında, Yeraltı’na mahkûm edilmiş melekeleri katleder ve onları (Bilinç’in) Aydınlık’ında yeniden diriltir. Diriltilmiş Olan’lar, artık Dirilten’e (yani anlamlandıran Bilinç’e) aittir ve ona hizmet ederler.

Önceden de bahsetmiştik; korkularımız, kaygılarımız ve inançsızlığımız bizi Karanlık’a iter ve burada kabiliyetlerimiz çarpıklaşır ve canavarlaşır. Her birinin kendine has, özgün özellikleri bulunur ve onların Karanlık’a terk ediliş Hikâye’lerini okumak, onları anlamlandırır ve iyileştirir. Böylece şeyâtinin onlar üzerindeki hükmü son bulur; ve “Bilinçsiz hareket örüntüleri” oluşturan bu melekeler artık “Bilinçli salih (iyi) eylemler” sergilerler. “Karanlık İşler”den “Aydınlık İşler”e geçilir.

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O’dur. Rüzgârlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

Araf Suresi 58. Ayet

28.02.2024

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 486

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir