Yoğunluk Farkı

O zaman, İnsan Hakk’ı nasıl tanır? İnsan, ancak bir “yoğunlaşma” kabiliyeti olan İrade’si ile Hakk’a benzer ve O’nu tanıyabilir hâle gelir.

Eğer Mutlak anlamda “yoğun” bir şey var ise, bu Hakk’tır. Zîra O, tüm varlıkların yükünü sırtlanır. O’nun ihâta edip kuşatmadığı hiçbir varlık olmadığı için; O, Mutlak Galip’tir. Böylece Hakk, Ân’da Mutlak Galip olarak, Kudret’i ile tecellî eder.

İnsan, nasıl tanır? Tanımak, Ruh’un Nefs’te Seyr’i ile mümkündür. Bu bir anlamda; demektir ki, tanınan Nefs’imizde “yeniden canlandırılan”dır. Buna Yeniden Yaradılış’ta da değinmiştik.

O zaman, İnsan Hakk’ı nasıl tanır? İnsan, ancak bir “yoğunlaşma” kabiliyeti olan İrade’si ile Hakk’a benzer ve O’nu tanıyabilir hâle gelir.

Şimdi heterojenlik ve homojenlik kavramlarına değinelim. Heterojenlik, bir “yoğunluk farkı” olduğunu ifade eder. Homojenlik kavramı ise, “yoğunluğun eşit dağılımını” ifade eder. Gerçek Dünya’da ise, tüm Hareket bu “yoğunluk farkı” ile meydana gelir. Adalet İlkesi gereği, bir “yön”de oluşan “yoğunluk farkı” diğer “yön”e doğru bir Hareket’i meydana getirir. Hakk ise Mutlak Varlık oluşu ile, ve Mulak “yoğun” oluşu ile Hareket’i meydana getiren “hareketsiz hareket ettirici”dir.

Bu bağlamda İnsan’ın dikkatini Hakikat’ten uzaklaştıran her şey için Günah’tan söz edilebilir. Daha doğrusu Günah’ın tanımı tam olarak bu olamktadır. Dolayısıyla burada söz konusu olan Metafizik bir Ayrılık hâlidir. Kişi’nin “suçlanıp yargılanması” gibi beşerî bir düşünceden ziyâde, Ayrılık’ın bizzat kendisi cezadır. Karanlık’ın, Işık Kaynağı’na uzak olmaktan başka bir şey olmayışı gibi.

Bu durumda Kainat’ta “eşitlik”ten veya “Eşitlik İlkesi”nden söz edilemez. Fakat Yaradılış’ta Adalet İlkesi söz konusudur, ki bu da Denge İlkesi’ni getirir. Kainat’taki her varlık, Nitel özelliklerine uygun bir “karşılık” görür, ki bu da Hakk’ın Adalet’idir.

Adalet’in yerine Eşitlik’in, Heterojenlik yerine Homojenlik’in, Nitelik yerine Nicelik’in konulmaya çalışılması (zîra bu ancak yapay ve beşerî bir çabadır), İnsan’ı Hakk’tan uzaklaştırır. Böylece Kişi Hakk’ı tanıyamaz hâle gelir. Çünkü “yoğunluk”unu kaybetmiş, İrade’sini işletemez hâle gelmiştir. Hakikat’e Çekilen Setler’de bahsettiğimiz gibi, Kişi bu durumda Gerçeklik algısını yitirir. Kez Gerçeklik tam da bu “yoğunluk farkları” sayesinde algılanabilir ve tanınabilir bir nitelik kazanmaktadır.

05.12.2023

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 486

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir