Olasılık ve İstatistik Epistemolojisi – 4

Gerçekte, yani kelimenin tam anlamı ile Gerçek’te, bir Olay’ın “gerçekleşmesi” Kainat’ın Düzen’i ve onlara etki eden İlâhî İlke’ler ile alakalıdır. Kısacası; her Olay’ın vuku bulmasını sağlayan Nitel unsurlar bulunur.

“Olasılık” Hesabı

Olasılık ders kitabında gördüğüm kadarıyla, “olasılık hesabı” yaparken hesapladığım şey, gerçekte bir kümenin bir diğerine oranla kapladığı Alan. Anlaşılıyor ki, kitabın yazarı ve bu düşünceleri benimseyenler; Gerçek olayları kümeler ile temsil edip, bunların temsillerini birbirleri ile kıyaslıyorlar. Daha fazla “alan kaplayanın” ise daha yüksek bir “olasılık”a sahip olduğunu söylüyorlar.

Bu durum gerçekten de Platon’un mağara alegorisindeki, gölgeleri hakikat zannetme marazıdır. Misal; yapılan işin bir “nicelik’lere indirgeme” işi olduğunu, bunun ise ancak bir “gölgesini çıkarma” ve “temsil etme” işi olduğu dikkatle vurgulansa idi, bu yazıyı yazmak için bu kadar büyük bir ihtiyaç duymazdık.

İnsanlar, belirli düşünme biçimlerini tekrar ede ede, bunları benimser ve alışkanlık hâline getirirler. Bu sebepten, “nitelik’leri silerek (görmezden gelerek), onları nicelik’lere indirgeme, ve Gerçek’i bu indirgenmiş görüntü (gölge) üzerinden algılama” davranışını geliştiren Birey, eğer ne yaptığının farkında değilse, bu metodu gündelik hayatında ve farklı faaliyet alanlarında da uygulamaya devam eder.

Alan ve Gerçekleşme

Şimdi, belli bir çokluka sahip Küme’lerin alanını ölçtükten sonra, acaba Olasılık’çılar bu Alan’ı nasıl “gerçekleşme” ve “olay” kavramlarına bağlıyorlar?

Gerçekte, yani kelimenin tam anlamı ile Gerçek’te, bir Olay’ın “gerçekleşmesi” Kainat’ın Düzen’i ve onlara etki eden İlâhî İlke’ler ile alakalıdır. Kısacası; her Olay’ın vuku bulmasını sağlayan Nitel unsurlar bulunur. Bu Nitel unsurların yok sayılması ise, artık bizi bu Gölge Alanları ile baş başa bırakır.

Durumu bir örnek ile netleştirmeye çalışalım. Önce hiçbir Nitel unsurdan bahsetmeyelim. Diyelim ki, bir Küme ile temsil edebileceğimiz, Olasılık literatüründeki tabiri ile, bir Olay Alanı’mız var. “Bu Olay Alanı’nın, binde birlik (1/1000) bir bölgesine, bir Olay’ın isabet etme olasılığı nedir?” sorusuna, Olasılık kavramına inananlar, tabii ki “1/1000” diyecektir.

Halbuki bu yazıyı yazmaya başlamadan önce, aklımızda tuttuğumuz “Olay Örneği”, hedefi tam onikiden vuran, olimpik okçumuzun örneği idi. Öyle ki bu Okçu, hem gerçekten var olup, altın madalya sahibi bir olimpiyat şampiyonudur. Ki atışlarının başarı oranına bakarsak, “1/1000” oranı ile ifade edebileceğimiz Merkez’i vurma oranının 1’e yakın olduğunu görürüz.

Bu Olay’ın “Gerçek Gerçekleşme Oranı” ise, tamamen Nitel unsurlar ile alakalıdır. Öyle ki Okçu, bu Olay’ın “gerçekleşmesini” sağlayacak “öncülleri” hazırlamış ve en önemlisi bunu “gerçekleştiren” İrade’yi sergilemiştir. Dolayısıyla, hayallerden sıyrılıp, Gerçeklik’e dönebilirsek; görürüz ki her Olay onu meydana getiren “öncüller” (İlke’ler) ve “gerçekleşme anı”nda etki eden bir İrade’nin sonucu meydana gelir. Okçu örneğini verebildik, çünkü İnsan Hakk’ın aynasıdır. “İrade” kavramını ise beşeri sınırların çok ötesine genişletebiliriz ve onu bir Odaklanma veya Yoğunlaşma kabiliyeti olarak düşünebiliriz. Bu sebepten Tanrı’nın sıfatlarından birisi Azîm’dir, yani O, “olanakları tek noktada İrade’si ile toplayarak, tecelli ettiren”dir. Tabii ki beşerî İrade, O’nun Azameti ile kıyas bile olunamaz.

Ayrıca Kur’an’da bahsi geçen “Şüphesiz Sen Azîm bir ahlak üzeresin.” (Kalem/4) ayeti de, İrade’nin ve Azîm sıfatının Metafizik Gerçekleşme ile ilişkisine işaret eder. Ve Hz. Peygamber’e inen, ki bu da bir “gerçekleşme” olarak düşünülebilir, Vahy’in de mahiyeti hakkında bize bilgi verir.

Sonuçta, Gerçekleşme kavramı Metafizikî ve Fizikî temelleri olan bir kavramdır. Bunlar ise tamamen “Nicelik Ötesi” bir alana, eşyanın (şeylerin) Nitelik’ini oluşturan bir alana aittirler. Bahsettiğimiz gibi, Alan’ın genişliği ile Gerçekleşme kavramı arasında kurulan ilişki, tamamen hipotetiktir, hatta “hayalî”dir. Tüm Olasılık literatürü, gördüğümüz kadarıyla Alan ve Gerçekleşme kavramları arasındaki ilişkiye olan inanç ile inşa olunmaktadır.

16.11.2023

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 487

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir