Mit ve Masallarda Hayvan İmgeleri

Bir meleke/kabiliyet, kendisini Yersel düzlemde yani Kesret Âlemi’nde gösterdiğinde, bu melekeye tekâbül eden canlıyı görürüz.

Masallar ve Mitler, rüya dünyalarıdır. Rüyalar ise bize İç Dünya’mızı anlatırlar. Canavarlar biziz, Kahraman biziz; Canavarlar ile savaşan Kahraman da, Kahraman ile savaşan Canavar da biziz.

Hayvanların kendilerine has birer melekeyi işlettiğini söylemiştik. Bir meleke/kabiliyet, kendisini Yersel düzlemde yani Kesret Âlemi’nde gösterdiğinde, bu melekeye tekâbül eden canlıyı görürüz. Şu hâliyle, Boyutsal Özellikler’inden tanıdığımız bu hayvanlar, Zaman’a bağlı ve ölümlüdür. Bununla birlikte bize Zamansız ve ölümsüz bir şeylerin varlığını gösterirler.

Örümcek tuzak kurar, Kurt avlanır, Yılan sürünür ve zehir üretir, Kuş uçar… Ve tüm bu canlılar sergiledikleri bu melekelerin yanı sıra, onlardan ayrı düşünülemeyecek Boyutsal Özellikler’e sahiptirler. Kuş’un “hafifliği” bir tesâdüf müdür? Ya da Kurt’un “postlu” oluşu, Yılan’ın “soğukkanlı” oluşu, Örümcek’in “çok bacaklı ve çok gözlü” oluşu… Boyutsal Özellikler ile kastettiklerimiz bu ve bunun gibi özelliklerdir.

Şu hâlleriyle, hayvanlar Bütün’ün belirli bir “yönünü” oluştururlar ve O’nun sağladığı Alan’ın belirli bir kısmını işgal ederler ve Bütün’ün içinde belirli bir “rol” icra ederler. Hepsine rehberlik eden Bütün’ün İçsel Düzen’ini sağlayan Allah’ın Rububiyyet’idir, Âlemlerin Rabbi Allah’tır. Onları varlıklarını sürdürmeleri için gereken rızkı veren de O’dur, Rezzak’tır.

Şimdi, gelelim İnsan’a. İnsan’ın bu Bütün’deki rolü özeldir, keza spesifik bir “rolün” icracısı ve belirli bir melekenin sergileyicisi değildir. O, melekelerin ve onlara karşılık gelen İsim’lerin toplayıcısıdır. Bunlara Camii’dir yani onları cem eder. Bu sebepten tüm Melek’ler (melekeler) İnsan’a, yani İnsan-ı Kâmil’e secde eder.

Ne var ki İnsan, İnsanlık’ından “aşağıların aşağısına” atılır ve beşere dönüşür. Böylece Asl’en Göksel melekeleri âdeta “hayvanlaşarak” Yersel’leşir. Beşer, artık hayvânî arzular tarafından kuşatılmıştır. Hepsinden önce, Ölüm’den korkmaktadır. Melekeleri artık Yersel ihtiyaçlara hizmet eder, belki de pek çoğunun varlığını dâhi unutmuş, onlara ulaşım hakkını yitirmiştir.

İşte bu Ontolojik Hikâye’yi, Mit ve Masallarda sıkça görürüz. Kahraman hayvan-benzeri Canavarlarla savaşır, bazen bunların arkadaşlıklarını kazanır. Fakat pek çok kez “hayvan” ölür, Kahraman tarafından öldürülür veya onunla olan yolculuğunda ölür. Ki ikinci seçenekte de onu dolaylı yoldan Kahraman öldürür. Daha sonra Kahraman’ın bu hayvanın özelliklerini/kabiliyetlerini miras aldığını görürüz.

Örümcek ölür ve Ağ’ların bilgisine erişir, Kurt ölür ve Sadakat ile Av’ı öğrenir, Yılan ölür ve onun Bilgelik’ine ve zehir (ve ilaç) üretme kabiliyetine erişir, vs. vs…

Tüm bu Hikâye’ler hatırlayalım ki, İç Dünya’mızı anlatır. Ölen bizim hayvânî yönümüzdür. Böylece beşer Yersel melekelerini Göksel’leştirir. Bunlar ölür ve yeniden dirilerek ölümsüzleşir. Böylece beşer kaybettiği İsim’leri hatırlayarak İnsan’laşır.

31.10.2023

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 487

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir