Ezoterizm Nedir?

Ezoterizm, evren ve kozmos hakkındaki üst düzey bilginin sadece bilgiyi "hak edenler" ile paylaşılması ve öğretilmesini esas alan ekoldür. Bu yazıda ezoterizmin ne olduğu, var olma sebebi ve ortaya çıkışından bahsettim.

Ezoterizm, evren ve kozmos hakkındaki üst düzey bilginin sadece bilgiyi “hak edenler” ile paylaşılması ve öğretilmesini esas alan ekoldür.

Bu gizlilik usulünün sebebi, ideal halinde iken, art niyet değil tam tersine iyi niyettir. Çünkü hazır olmayana verilen sır, yıkıma ve kaosa sebep olur. Art niyetli insanların elinde bilimin bir yıkım aracı olarak kullanılır, bunun en bariz örneklerinden biri ise atom bombasıdır.

Büyük bilim adamları, sonraki nesiller yıkıma ve kirliliğe sebep olsun diye yapmamışlardır keşiflerini. Ve bilimin dahilerinde görülen ortak bir durum, bilimin “güzelliği” ve ona duyulan hayranlıktır. İşte bu şekilde bilim, aslında güzel olanı anlamak ve ona uygun yaşamak için var olan bir uğraştır. Bilimin başka bir sebebi yoktur, kişisel çıkarlar için her kullanıldığında ise yıkıma ve kirliliğe sebep olur.

Bilgi bu şekilde, iyi yürekli insanlarda daha çok iyilik ve güzele hayranlığa yol açarken, kötü kalpli olanların elinde felakete yol açar. Bu yüzden eski zamanlarda “Yasaklı Kütüphane” denilen bir olgu mevcuttur. Evrenin gizemleri, kozmosun sırları ve sıradan insanın aklına ağır gelecek bilgiler bu yerlerde saklanır.

Bu arada şunu da eklemek gerekir ki, “bilgilerin saklanması” durumu, kötüye de kullanılabilecek bir durumdur. Bu metodu kötüler uygular ise kötülüğe, iyiler uygular ise iyiliğe hizmet eder. Sonuçta metod, kendiliğinden ne iyi ne de kötüdür. Fakat ezoterizmin kökeni insanlığın selameti için derin bilgilerin sırlanmasına dayanır.

Evrensel bilgi ve hikmete hakim olan, ona ve onun kanunlarına uygun bir yaşam sürer. Buna ise “Ahlak” adı verilir. Ahlak aslında bir “uyum” halidir. Gizli bilgiye erişmek istemeyen ve dolayısıyla erişimi olmayan halk, yine de o kanunlara uygun yaşasın ve güzel bir yaşam sürsün diye Din adı verilen kurumsal yapı oluşturulur. Böylece sıradan insanlar, evrenin sırlarına vakıf olmasalar da evrensel düzene uygun yaşayabilir.

Daha sonra dinler de bozulma ve yozlaşmaya uğramıştır tabii. Fakat dinin “Asıl”ı bozulmaz ve sabittir fakat bu ayrı bir konu, bunun hakkındaki düşüncelerimi “Gerçek Din Nedir?” adlı yazımda paylaşmıştım.

Bu bahsedilen “güzelliğe duyulan hayranlık”a ise Aşk denir. Sokrates aşıktır, Goethe aşıktır, Nietzche aşıktır, Bach aşıktır, Einstein aşıktır, ve daha niceleri… Ve hepsi de bir “arayış” hali içerisindedir.

Zaten aşk olmadan bırakın bilim adamı olmayı, hıyar dahi olunmaz.

Bilim, felsefe, sanat bunlar hoştur güzeldir ama hepsinin başı aşktır. Hepsinin hakikati ise gönüllerde saklıdır. O yüzden hakikati dışarıda değil içeride aramak lazım. Zaten marifet içeriye bakıp dışarıyı, dışarıya bakıp içeriyi görebilmek değil midir?

O zaman kitaplara soralım, bizi bize anlatsın.

Aşk imiş ne var ise âlemde

İlim bir kıyl-u kâl (dedikodu) imiş ancak

Fuzuli
Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 486

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir