Eser’in Ruh’u
Merkez ise Odak Noktası’dır ve çoğunlukla Yaratıcı’yı temsil eder, keza Allah her şeyin (Yaratıcı) Merkez’idir.
Merkez ise Odak Noktası’dır ve çoğunlukla Yaratıcı’yı temsil eder, keza Allah her şeyin (Yaratıcı) Merkez’idir.
Ruh’un mâhiyetini asla açıklayamayız, keza “Ruh Rabb’in emrindedir”.
İnsanlar, Ruh’a inanmadıkları için, onun işlerini izleyemez. Görünmeyen’e inanmadıkları için, Görünen’in ötesini keşfedemez. Aşk’a inanmadıkları için, bulundukları hâli aşamazlar.
Rüya Yazımı, aynı anda iki şeydir: Görülen’in zikri ve Görülmeyen’in zikri.
Eğer bir görünüm varsa bir yansıma söz konusudur, ve bu evrensel ilke muhayyilemizden akseden (yansıyan) hayaller için de geçerlidir.
Nefsin hastalıklarını, ruhsal enerjinin akışındaki tıkanıklıkların bir sonucu olarak düşünebiliriz, diye düşünüyorum.
Bu sefer, Düğümlerin Oluşumu’nu daha bireysel bir ölçekte düşünmeye çalışacağız.
Bizden bağımsız olarak İlâhî Arketip, “İlâhî” olmasından mütevellit, ezeli ve ebedi bir hakikat olarak Bâkî kalır.
Oluşturulmuş bir “bağlam”, “ve-bağlacı” (Vav harfi) ile devam ettirilir, yani kendisini yeniden açılımlar.
“Oturan”, “örten”dir; hakikatin üzerini örter. Bu hakikat, Allah’ın her varlığın Rabb’i olduğu gerçeğidir.