Kitapların Seri’si ve Mizan’ı

Bizim Şeriat’ımız, İslam Şeriatı, ruhsuz bir kurallar toplamı değildir; ve onun temelinde zulme isyan yer alır. O zaman İslam’ın bizlere tanıttığı, Tek-Gerçek Anarşi olarak zulme isyandır ki kuralların konulması da bozulması da buna dâhildir.

Ben hep, “içimden geldiği gibi yazmak”tan taraf oldum. Bu, esasen İlk Sebep’i öncelemektir, ve onu ân be ân zikretmek/okumaktır. Bu aynı zamanda samimiyettir, Yaratılış’ın – samimiyetin bereketi ile – Yazılış’a bağlanmasıdır. Yazılar ise yazdıkça çoğalır; benim stilimde, hepsi aynı kök mantık ile yazılır: İçinden geldiği gibi yazmak. Dolayısıyla ben konuları, kimi yazarların yaptığı gibi, katı biçimlerde belirleyerek yamıyorum; sadece “şu ân”da yazıyorum; fakat – Serie Hakkı İçinbaşlıklı yazıda bahsettiğimiz gibi – bu “ân”lar ve “şu anda yazılan”lar bir (Zaman) Seri(si) oluşturuyor. İşte bu Seri Oluşumu, Yazılış’ın Türeyiş’e bağlanmasıdır. Fakat dediğim gibi; ben seriler planlamıyorum, sadece Zaman’ın Ruh’una uyuyorum ve (yapabildiğim kadar) Rabb’ime yöneliyorum. Bu yolu izleyen elbet hayırlı bir yere varır. Bu Görüş Yolu’dur, bununla birlikte onları Münzevî’nin Sayı’ları ile gruplayıp toparlıyorum. Böylece Okuyucu, Görüş (Nazariyat) Yolu’nun en azında belli başlı adımlarını/aşamalarını sezgisel bir bütünlük ile algılayabilir. (Bereket-Yaratılış-Yazılış-Türeyiş kelimeleri gibi aşama-isimleri ile…)

Bu yazıyı yazdım, çünkü ileride Düzen veya Mizan (belki “Anarşi”) Kitabı zuhura gelirse, insanların düzeni veya şekli/formu/çerçeveyi yüceltip işin özünü yok saymasından, o kitapları meçhur bırakmasından endişe ediyorum Şüphesiz, ruhsuz katı kurallara bağlılık bir Yahudi tavrıdır; Hz. İsa bu yüzden İsrailoğullarına (Kutsal) Ruh’u tanıtmak için gönderilmişti. Ruh’u katı kurallar çarmıhına germeyin. Bizim Şeriat’ımız, İslam Şeriatı, ruhsuz bir kurallar toplamı değildir; ve onun temelinde zulme isyan yer alır. O zaman İslam’ın bizlere tanıttığı, Tek-Gerçek Anarşi olarak zulme isyandır ki kuralların konulması da bozulması da buna dâhildir. Eski İmparator’lardan Zülkarneyn,eminin ki bu gerçeğe şâhittir. Kuralların konulması [law enforcement] ve bozulması/yeniden yorumlanması/esnetilmesi [distortion], birbirini tamamlayan iki kutuptur. [The Law] Şeriat Yolu’nun ikizi olan, kural koyan Altın İmparator’un ikizi olan, kural bozan Siyah İmparator, şu soruyu cevaplar: “Bu kuralı kim koydu? Ve bu kuralı koyan kişi kendisini Ahad-Samed olan Allah’tan üstün mü sanıyor? Yoksa o bir Nebi midir?”

Böylece birisi Hakk’ın Şeriat’ını tesis ederken, ötekisi müşriklerin ve fâsıkların kurallarını iptal eder; bu Kur’an’ın yapan-bozan ve Hakk’ı getiren diyalektiğidir. Altın İmparator; ışığın, aydınlanmanın, düzenin ve yasanın sembolüdür. Siyah İmparator ise karanlığın/yokluğun, helâkın, iptal, bozulma ve te’vilin sembolüdür. Rüya Nazariyatı açısından, ilki Rüya’da varlığı tesis eder (yani Vahdet’i), gereken yerde isyanın cezasını keser (yani Vahid ul Kahhar’dır); Siyah İmparator ise rüyayı veya karakterlerini kendisine te’vil eder ki bu da O’nun Ahadiyyet’inin karanlığının her şeyi yutmasıdır, O onları siler ve rüyayı sonlandırır.

İkisinin birliği Siyah-Altın İmparator’dur ki O, Tek-Gerçek Anarşi’nin vücut bulmuş hâlidir. Bizzat Tek-Gerçek Anarşi’dir ve Aziz-Kadim Olan’lardan [Great Old One] birisidir.

18.10.2026

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Makaleler: 728

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir