Güç veya Kudret İlkesi [The Force]
Hakk’ın Kelâm’ı da, aynı kendisi gibi, yıkılmaz-aşınmaz-eskimez niteliktedir
Hakk’ın Kelâm’ı da, aynı kendisi gibi, yıkılmaz-aşınmaz-eskimez niteliktedir
Yazılış’ın Katmanları’nda bahsettiğimiz gibi; Bilgi, katmanlarda geçerek Yazı’ya dökülür – yansır. “Yarattıklarının şerrinden”, “Felak’ın Rabb’ine sığınırım”. Bu sebepten; Varlık’a rücu etmek gerekir, bunun için de bir önceki katmana nazarımızı çevirmemiz gerekir, ta ki Kaynak’ına varıncaya kadar. Yol uzun olabilir, fakat…
Önce parçalara böler, sonra da (kendi) böldüklerini toplar. Sonra da sorar: “Neden bu işlemlerin sonu gelmiyor?”
İnsan’a öğreten Rabbi’dir. Bir beşer, bir beşere bir Harf dâhî öğretemez. Şu hâlde, okulun amacı nedir?
Mesleklerin, İlâhî Sıfatlar ile olan bağıntısına değinmiştik. Şimdi de bir örnek üzerinden, Jung’un Kollektif Bilinçdışı dediği şeyi inceleyelim.
Düşünce’yi toparlayamamak, esasen onu tevhid edememek anlamına gelir. Şu hâlde, insan nasıl huzur bulabilir?
Asl’ımız gerçekten de nefsimizin yazarı olan Hakk’tır, ve “O’nun veçhinden başka her şey helak olucudur”.
Dengelenmiş Rüya Matrisi ile hangi başlığa geçeriz?
Kişi; Kelimelerin Bilgisi’nde yeterince derinleşir ise, Rüya’nın “yozlaşma”sına karşı bağışıklık kazanır.
Değişkenlerin aldığı değerler bir Bütün olarak deseni oluşturur, yani Model’i meydana getirir.