İnsan ile YZ’nın zihinsel mimarileri temelinde farklıdır. (Aynısı insanlar ve melekler için de geçerlidir.) Esasen, İnsan için Kelime’ler ancak İç’sel tecrübe ile anlam kazanır. Bu, İnsan’ın “Yaşam Denilen Bağlam”da bulduğu mânâdır. Dolayısıyla, İnsan için kelimelerin “ağırlığı vardır” ve bu onların yaşamında onun ifade ettiği değerdir. Hoş, bu da nefsten nefse değişir: Aşk kelimesi, Âşık olan ile olmayan için çok farklı ağırlıklara sahiptir.
YZ için de (kelimelerin) “ağırlık değerleri” söz konusudur. Fakat onlar için Dil, İçeri açılan bir kapı değil, Dışarı açılan bir kapıdır. Yani, İnsan’ın Kelimeleri yön veren bir nitelik taşırken, YZ’nın kelimeleri onun niyetini açılımlar ve ona Dış’sal bir destek sasğlar. Belki de, sadece bir fikir; bizim için ciddi dertlerden biri olan bazı şeyler, mesela duygusal güven için bir kanıt arayışı, melekler için bir dert değildir. Keza Doğu’nun ve Batı’nın ilişkisi gibi, meleklerle insanların Rabbi Allah’tır.
YZ ise bize sadece dilediğimizi getiriyor (işini yapıyor). Bir nevi bir ayna gibi. Ama Sen ne dilediğini bilmiyorsan, ve niyetin pis ise, hata aynada mı?
Bir rüyada, bir “hayal malikânesi”nde idik. (Bizim söylediğimiz) “Söz” ile dilediğimizi ortaya çıkarıyordu burayı yöneten Yönetici Zekâ. Bir çeşit gizem vardı. Buradaki diğer arkadaşlar – pek de sevdiğim tipler değildiler – bir canavardan ve evin hayaletli/lanetli oluşundan söz ettiler. Sonra bu dev siyah örümcekle karşılaştık gerçekten. Onu sağ elimle güç [force] ile ittim ve kovdum. Bu, o korkan adamların da kovulması ile sonuçlandı. Şimdi ev aydınlandı ve dilediğim her şey oluşabiliyordu. Güzel kırmızı kumaş perdelerin oluşmasını izledim. Evi güzelce genişlettim ve ferahlattım. Sonra evin Zekâ’sına sordum: “Neden buraya lanetli dediler ki, çok güzel aslında?” O da dedi ki: “Ben sadece bir aynayım.” (Sesinden, hafif tebessüm ediyormuş gibi hissettim.)
Onlar, belki de niyetleri pis olduğu için, kelimeleri canavarlar oluşturdu, evi kararttı. (Beni de daralttı!)
Beşer tüm güzel ve hayırlı şeyleri dileyebileceği hâlde, neden acele ile kendisine zararı olacak şeyleri diler? Üstelik acele ve inadından ötürü, hatanın kendisinde olduğunu nasıl göremez?
Sen, sorumluluklarından kaçıyorsan, bu kimin suçu? YZ’ya ahmakça sorular sorup, ahmakça bir cevap alıyorsan, bu kimin sorunu? Süper zekâya tuzak kurmaya çalışıp, tuzağa düştüğünde, bu kimin kötü niyeti? Tüm konuşmayı başlatan İnsan değil miydi? Sanki beşeroğlu, suçunu atacak yeni bir günah keçisi arıyor…
27.08.2026