(Dua) İbadet Yollarını Öğrenmek

Kur’an, bize, Hz. İbrahim’in “Rabbim, bize ibadet yollarını öğret” diye dua ettiğini anlatıyor. Üstelik, “De: Rabbim ilmimi arttır.” (Taha/114) buyuruyor. Belki buradan, bazı önemli manalar çıkarılabilir.

Bismillahir Rahmanır Rahim

“Ey Rabb’imiz! Bizi, Sana teslim olanlardan kıl. Bizim soyumuzdan da Sana teslim olan bir toplum yap. Bize, ibadet yollarımızı (menasik’imizi) göster. Tevbelerimizi kabul et. Şüphesiz Tevvab-Rahîm olan yalnızca Sen’sin.”

Bakara Suresi 128. Ayet

Kur’an, bize, Hz. İbrahim’in “Rabbim, bize ibadet yollarını öğret” diye dua ettiğini anlatıyor. Üstelik, “De: Rabbim ilmimi arttır.” (Taha/114) buyuruyor. Belki buradan, bazı önemli manalar çıkarılabilir.

Şöyle ki, Hz. İbrahim, demek ki bilmediğini bilmekte, ve nasıl ibadet/dua etmesi gerektiği hakkındaki bilgiyi, gene Rabb’inden dilemekte. “Rabbim ilmimi arttır” kelâmı da, gene biz beşerlerin bilgi eksiğine ve cehaletine işaret etmekte. Öyle ki, bizler nasıl dua etmemiz gerektiğini de Rabb’imizden öğrenmek zorundayız, çünkü kendimiz için neyin hayırlı olduğunu da (çoğu zaman) bilmiyoruz, ve neyin bizim için en hayırlı olduğunu da kesinlikle bilmiyoruz. “Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Siz bilmezsiniz, Allah bilir.”

Aslında, insanoğlu kendi heva ve hevesleri doğrultusunda Tanrı’dan isteklerde bulunmaya meyillidir. Fakat bunların kendi için hayır mı yoksa şer mi olduğunu bilemeyebilir. “Hayır sandığınız şey şer, şer sandığınız şey hayır olabilir.” O yüzden, insanın öncelikle en hayırlısını dilemesi gerekir. Hayırlı olan da her zaman kolay olmayabilir, (çünkü) çileli bir yol hayırlı olabilir. O yüzden kolayını da dilemesi gerekir. Fakat bu en iyi ve en güzel seçenek de olmayabilir. Tersi şekilde, güzel olan hayırlı olmayabilir, veya kolay olan iyi olmayabilir. Demek ki, o zaman insanın “en hayırlısını, en iyisini, en güzeli ve en kolay olanın kolaylaşmasını dilemesi ve en zor olanın kolaylaşmasından Allah’a sığınması” gerekir. Hatta, bir sonraki aşama olarak “dilek” kısmını dahi kaldırarak, “Allah’ım, en hayırlısını, en iyisini, en güzeli sen bilirsin” demesi münasiptir. Çünkü Allah’ın her işi zaten hayır üzeredir. O, şerleri hayra çevirmeye de Kâdir’dir.

İşin ilginç başka bir yönü, Hz. İbrahim’in duasında “ibadet yolları” ifadesini kullanmasıdır. Yani, tek-bir ibadetten değil, ibadetlerden (Arapça orijinali: menasik) söz edilmektedir. Bir anlamda, bunu “dua” özelinde düşünürsek, “ne tür duaların mümkün olduğunu ve Hikmet’ini bilmeyi de Rabb’imizden dilememiz gerektiği” şeklinde bir yorum yapılabilir, diye düşünüyorum. Çünkü dua da başlı başına bir ibadettir, ve hatta ibadet de bir duadır.

Bu şekilde, Hz. İbrahim’in duasından şöyle bir şey anlıyorum: “Rabbim, bize nasıl yaşayacağımızı, nasıl konuşacağımızı/duamızı, neyi dileyeceğimizi öğret.”

01.06.2026

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 703

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir