İş bulmak hakkında konuşalım. Çünkü (para kazandıran) bir iş bulmam gereken yaşa geldim. (Başka türlü kız vermiyorlar!) Aslında işin esprisi bir yana, bu mesele gerçekten düşünmeye ve tefekkür etmeye değer bir meseledir. Çünkü bu bir bakıma, Kişi’nin Dünya’da nasıl yer aldığı ile ilgilidir. Eğer sadece şahsî-çıkar odaklı bir bakış açısı takınırsak zalimlere benzeriz ve gerçek İş’in bir Dünya-Medeniyet(i) İnşası ile ilgili olduğunu idrak edemeyip, Yanılgı’ya düşeriz.
Dolayısıyla İş, “Dünya’da-konumlanış”tır veya “Dünya’da-konumlanış-biçimimiz”dir. Doğaldır ki, bunu iyileştirmeye ve güzelleştirmeye çalışırız. Burada yapacağımız seçimler belirleyici rol alır ve bizim hikâyemiz yazılır. Demek ki, bunun mâneviyatı/ruhaniyeti üzerine de düşünmemiz gerekir; çünkü bu bizim Dünya’yı anlamlandırma biçimimiz ile de alâkalıdır.
Meseleyi Heidegerr’in sahihlik/gayr-i sahihlik kavramları açısından düşünürsek, şunu diyebiliriz: Sahih bir çalışma, Kişi’nin, Dünya’da kendi fıtratına ve yaratılışının özündeki İlâhi İsm’e uygun bir pozisyon bulmasıdır. Dolayısıyla Kişi, neyi en-iyi yaptığını bilerek, bir mânâda kendi tabiatı, kendi nefsi hakkında bilgi edinir. Sonra kendi Yaratıcısı’nı tanımasını, tanıma-biçimini Dünya’ya yansıtır, böylece ona (ancak İnsan’ın katabileceği) Yaratıcı-Anlam’ı katar. İşte Ârif’lerin hâlleri böyledir ve onlar nefslerine ârif olarak Rab’lerine Ârif olurlar. Böylece Gökler ve Yer, Tevhid edilir.
İnsan’ın bu Katılım’ı ve aktarımı, onun duası olur. O zaman, Hz. İnsan, Hz. Dünya’nın aynıdır.
26.03.2026