(Hayâlî) Dünya İnşası

(İç’sel) Hayal’de tesis edilmek istenilen bir Hayâlî Dünya, nasıl inşa edilebilir?

(İç’sel) Hayal’de tesis edilmek istenilen bir Hayâlî Dünya, nasıl inşa edilebilir? Her şeyden önce bir Yaratıcı Kaynak, bir Sebep gereklidir; Sebep, Hayal’in “İç’te taşıdığı”dır. İç’te taşınan, Mânâ barındıran Kelime’dir.

Bununla birlikte; Dünya, ancak Kelimelerin canlı Bir’liği ile tesis edilebilir: Bir Kitap gibi. Kitap, yani Hak Kitap, esasen tek-bir-şey’dir. Yani Kitap, Bir-Şey’i anlatır ve bu bakımdan kendi içerisinde tutarlı olmak zorundadır ve Bütünlük İlkesi’ne uymak zorundadır. Değilse ona “Hak (Edilmiş) Kitap” demeyiz/diyemeyiz.

Dünya da aynı şekilde bu ilkelere uyar/uymak zorundadır, değilse ona “Dünya” denilemez. Sonuçta; Dünya’daki her şey Yaratıcı’sından kaynaklanan (sudûr eden) Tabii Mantık’a uyar.

Fakat bu, Yaradılış’ın Yaratıcı’dan kopuk olduğu anlamına gelmez. Aksine, O’nun Yaratıcı Faaliyet’inin sürekli zikri Dünya’yı var eder. Yer ve Gökler O’nu tespih ederler.

Peki ya biz İnsanlar? Biz neden Hayâlî Dünya’lar inşa etmek isteriz? Sanırsam bu Orijinal Yaratıcı’nın halefi olmamızdan kaynaklanan doğal (Doğuş’tan gelen) bir istektir/arzudur: Anlamak, anlam bulmak arzusu. Bu, İnsan yaratılmadan önce ona belletilen Rahman’ın Kur’an’ının zikridir.

Böylece, Hayâlî Dünya Yaratımı veya Hayâlî Manzara Yaratımı (olarak Sanat/Yazım), İlahi’ye yakınlık (yakîyn) kesbetmek [kurbiyyet] için bir Yol’dur. Diyebiliri ki bu “mümkün yollardan/stillerden (meşrep’lerden) birisi”dir. Buna Yazar [The Author] olmakla (hâline gelmekle) sonuçlanan Vizyoner [The Visionary] Yolu denilebilir.

[Not: The Visionary ve The Author kavramları, The Lord of The Mysteries animesinde tesis edilen Mitoloji’den esinlenilmiştir. Bu Mitoloji de (Kabala’da da bahsi geçen) Hayat Ağacı‘na dayanarak tesis edilmiştir ki bu da Hz. Musa’nın Kelâm İlmi‘nin Metafizik Köken‘idir. Aynı şekilde Tarot Kartları sistemi de aynı Metafizik şemaya dayanır ve Sefirot’lar arasındaki yolları temsil eder. Benzer şekilde, Kadim bir Sır’dır ki, Kur’an da Hz. Musa’nın mânevî mirasının ve şeriatının temkin ve tedbir edilerek sunulması ve çocuk haklarının korunması üzerine kuruludur. Kur’an, yukarıda bahsettiklerimizin hepsini Tevhid potasında eriterek ve mükemmelleştirerek sunar; bu biçimde mistik temaların yanlış anlaşılmalarının da önüne geçer ve öncelikle çocuk haklarını ve masumiyetin değerini korumayı ilke edinir – ki bu da Kur’an Şeriatı’dır. Bir sonraki yazımızda Mümkün Yollar‘dan daha detaylıca bahsedeceğiz.]

20.11.2025

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 671

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir