Melek’lerin Düşüşü

Var oluş amaçları bu şekilde “ters-yüz edilen” melekeler adeta “kirlenir”.

Melekelerin, yaşayan varlıklarda çevreleri ile olan etkileşimi sağladığını söylemiştik. Tüm canlı varlıklar, mükemmel bir biçimde kendi varlıklarını ve melekelerini sergileyip; Varlık’ın Sozü olmaları ile O’nu zikrederler ve bir Başlangıç’ı olduğu bir Son’u olan varlıklarını Varlık’a teslim ederek bu dünyadan göçerler. Bu durumun tek istisnası İnsanoğlu’dur. Beşer kendisine lütfedilmiş melekeleri kullanarak Yeryüzü’nde bozgunculuk çıkartan tek varlıktır.

Melekelerin etkileşimi sağladığını söylemiştik. Bu tüm varlıkların diğer varlıklara alâka göstermelerini mümkün kılar. Tabii kendi tabiatlarına uygun bir biçimde. Varlık ile bağını koparmayı seçebilen tek varlık ise Beşer’dir. Bu, düşünüyoruz ki, çevresine etki edebilme kabiliyeti ile de alâkalıdır. Fakat bunun detaylarına fazla girmeyeceğiz ve bunlardan genel olarak meleke olarak bahsedeceğiz.

Kendi nefsini tanrı edinmesiyle Beşer, tüm melekelerini kendi nefsine hizmet ettirir. “Tapınmak” için, tüm melekelerin yönelişi, hizmeti diyebiliriz. Allah’a taptığımızda, bu demektir ki tüm melekelerimiz O’na hizmet eder, O’nu zikreder ve O’nun muradını gerçekleştirir. Bu bağlamda, artık bu melekeler Melek’leşir; keza Varlık’a adanmıştırlar ve O’na hizmet ederler. Varlık’a hizmet edişi ile, bu Melek’ler kendi Sınır ve olanakları dahilinde cümle varlıklara hizmet eder.

Ve ma erselnake illa rahmeten lil alemin.

Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.

Enbiya/107

Olması gerekenin tam tersi olduğunda ise, yani bu melekeler Mutlak Varlık’a değil de, Sınır’lı ve Son’lu olan Nefs’e adandığı vakit, Varlık ile olan râbıtası kesilir. Beden’in içinde bu kabiliyetler/olanaklar/melekeler, adeta sıkışmış gibidir. “Şeytan” için “ters-yüz eden kuvvet” demiştik. Var oluş amaçları bu şekilde “ters-yüz edilen” melekeler adeta “kirlenir”. Akış’ın olmadığı yerde “kir” birikir. Daha doğrusu “kir”, Akış’a mâni oluşun sonucunun adıdır. Böylece Ruh’un Akış’ı tıkandığında, bu melekeler Şeytan’ın etkisi ile “kirlenir”. Ve Allah muhafaza etsin, Şeytan’laşabilir. Bunun için diyeceğiz ki, bu “Melek’lerin Düşüşü”dür.

“Varlık’ın Güzelliği”nde; “Câni” için “varlıklar arasındaki bağı kesen” demiştik. Bu minvâlde Yeryüzü’ndeki Câni’leşebilen tek varlık Beşer’dir. Böylece Câni, her şeyden önce kendi melekelerinin kâtilidir. Gerçek anlamda herhangi bir şey hissedemez.

Ve meselullezine keferu ke meselillezi yen’ıku bi ma la yesmeu illa duaen ve nidaa, summun bukmun umyun fe hum la ya’kılun.

Kâfirler kelâmın mânâsını anlamayıp ondan bir çeşit ses algılayan hayvanlar gibidir. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler; ve (bu yüzden de) onlar akledip anlayamazlar.

Bakara/171

21.08.2023

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 486

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir