İşte Âhiret’e götüreceğimiz şeyler de böyle olsa gerek. Dua, Aşk, Zikir, Fikir ve Dost’un Sohbet’i. Gerisi iki alemde de palavra, teferruat.
Sembolik Varlık ve Mânevî Otorite’den bahsetmiştik. İnsan-ı Kamil’in Uyanış’ı, onun belirli bir Mahall’e İniş’idir; “İlâhî İdrak’in İnişi” anlamında.
Her Soru aslında bir Argüman olarak düşünülebilir. Seven sevdiğine sorar: “Beni seviyor musun?” Bu aslında bir argüman ve bir cevaptır.
(Melekler soracak: ) Neden Allah’tan İlim dilemedin?
Sen, bu şekilde sadece Haz İlkesi’ne yönelmeye utanmadın mı?
Entellektüel gelişimin belirli bir aşamasında, Kişi evreniin sembolik/remzî/müteşabih yönünü okuyabilir ve sembolik yazı(lım)ların mânâsını özümseyebilir hâle gelir. Bundan öncesi “okumayı öğrenme” aşamasıdır...
Dengeli Akış ise, “çift taraflı bir yolculuk”a işaret eder.
Kişi’nin Nazariyat geliştirmesinin aşamaları nelerdir?..
Ne Nefs’in kusurlarını görmekten keyif alırız ne de bunu bir amaç ediniriz.
Her şeyin yükünü taşıyan Allah’tır. “O’nu yorgunluk ve dalgınlık da tutmaz.” Sen, O’nun taşıdığı onların yükünü taşıyamazsın; üstelik – görüyorsun ki – Seni yorgunluk ve dalgınlık tutar, Seni o yükü taşımaktan alıkoyar. Fakat Latif olan Allah öyle midir? “O mağrifet ve takva sahibidir” ve “onlar O dilemeden dileyemezler”.