Subhan’dır O, kulunu, Mescid-i Haram’dan çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa’ya bir gece yürüttü, ona ayetlerimizden göstermek için. Şüphesiz O, Semî-Basir’dir (İşiten-Gören’dir)
İsra Suresi 1-2. Ayetler
Musa’ya, İsrailoğulları’na, Ben’den başka bir vekil edinmeyin diye, doğru yola ileten o Kitap’ı verdik.
(Bereket Kitabı’ndan sonra) Yaradılış Kitabı’mın tamamlanmasından sonradır ki, Tarot Kartları’nın kökeni olduğu da kimilerince düşünülen Kabalistik Hayat Ağacı ilgimi çekmişti. René Guénon’un Haç Sembolizmi kitabını okuduktan sonra, rüyamda Âlem’i tesis eden kuvvetleri ve ilk Sefira’dan başlayıp, ilk üçünün tesis edilişini görmüştüm. Bunu yazıyorum/söylüyorum çünkü o zamanlar bu şemanın adını bilmiyordum. Ayrıca bu rüya üzerine, “bir avuç mısır için âlemlerin ilmini sattı” satırını yazmıştım. Sonra, bu şemanın (isminin) ne olduğunu aradım ve Kabala ile (de) ilişkili olduğunu keşfettim.
Kabala nedir? Musevî mistik felsefe geleneğinin adıdır ve temelinde Sefer Yetsirah adlı kitap olan bir felsefe literatürüdür. Sen yargılamadan önce söyleyeyim: Kur’an’ı ve harf-sayı sembolizmini anlamaya yönelik bir arayış beni Vahy’in eski-antik formlarını araştırmaya sevk etti.
Sonuçta, Kur’an’ın üstünlüğü kadar antik kökenleri ve “tasdik edici” niteliği hakkında bilgi edinme imkânı buldum. Keza Vahy’in farklı biçimlerini araştırmak, “Vahy’i Vahiy yapanın” ne olduğunu anlamamızı sağlayabilir.
Esasında Vahiy, mutlak bir eş-zamanlılık ve tekâbüliyete dayanır. Bu, Kelâm’ın mutlak-tam bir sessizlikten, İlk Titreşim ile açılışını da içerir. Bu yüzden Kalem Suresi, Nun (harfi/sesi) ile başlar ve bu yüzden okumaya Besmele ile başlarız.
Allah ile başlayıp, Allah ile devam eden bu yolculuk, farklı Vahiy biçimlerinde farklı kelimelerle ifade edilebilir; fakat bu özündeki Zikir gerçeğini değiştirmez. Ben, Mânâ’nın bu aşamalı açılışına, Nitel Sayım da diyorum.
Kabala’ya tekrar dönecek olursak… “Sefer Yetsirah” kelimenin tam anlamı ile “Yaratılış Kitabı” anlamına gelir ve nispeten kısa bir metin olmakla beraber, tamamen Nitel Sayım ve Harf-Sayı Sembolizmi’ni anlatır. Hakkında yazılan pek çok hurafe’yi bir kenara bırakırsak, yazarının Cebirsel Tutarlılık konusunda başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Kur’an’da 4 Temel Yön başlıklı yazıda bahsettiğimiz “yönlerin tesisi”ne benzer bir durum bu kitapta da görülebilir. Bununla beraber, Kur’an’ın ahlâkî boyutu öncelemesi ve tedbir ederek vermesi gibi bir üstünlüğü vardır. (Bu mesele için ayrıca bakınız: Güneş Tanrısı’nın Azabı [Tanrı Kelâmı ve Dönen Kibriya].)
Fakat tabii ki, Enbiya’nın tebliğ ettiği Vahiy umumî’dir, yani halka açıktır ve Şeriat’ı tesis eder. Evliya’nın Vahy’i ise umumî değildir, (hususî’dir) yani halkın algısına kapalıdır ve Şeriat tesis etmez; daha ziyade İlim tesis eder.
Bilgi Moru [Knowledge Moor] ve Bilgi’nin Dâim’i [Daemon of Knowledge] başlıklarında bahsettiğimiz gibi; bu Kavramsal Alan’da görevlendirilen Âlimler, halkın anlayışını pek umursamaz, keza sadece Bilgi’ye hizmet etmek bu tavrı gerektirir. Bu sebepten bu Sefirah (Kavramsal Alan), Münzevî [The Hermit] Kartı’na karşılık gelir. Ki halka sadece Şeriat’ı tavsiye edip onları uyarırız; eğer uyarıları göz ardı edip kendilerini zehirlemeyi seçerlerse, o zaman günah bizden gider, çünkü biz uyardık.
Daha sonra, münâfıklara malzeme verdiğimizi söylemek gibi bir hadsizlik ederek, meseleye tersinden yaklaşmayın. Eczacı’nın zehirle, Kimyager’in formülle uğraşmasına da mı laf edeceksiniz? (Biraz ağır oldu ama ne yapalım…)
Bu yüzden bu Alan’a “Daemon of Knowledge” dedik. Daemon kelimesi esasen meleke benzeri bir anlam taşır; fakat ne zaman Kişi, (İlâhî) Bilgi’yi nefsine hizmet ettirmeye çalışır, o zaman bu Demon kelimesine dönüşür ki bu da Şeytan anlamına gelir.
Ve hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Şüphesiz işitme, görme ve fuad bunların hepsi ondan sorumludur.
İsra Suresi 36. Ayet
Melek ile İblis arasındaki, Hayır ile Şer arasındaki farkı ayırt edemeyenlerden ben mi sorumluyum? “Ve o hak (gerçek) olduğu halde halkın onu yalanladı. De: Ben üzerinize vekil değilim.” (Enam/66) O zaman aklınızı başınıza alın ve “hakkında bilginizin olmadığı şeyin peşinden koşmayın”. Eğer Felsefe okuyacaksanız da, “dininizin sınırlarını aşmayın” (Maide/77). Ve şu duayı hatırlayın: “De: Rabbim ilmimi arttır.” (Taha/114).
“Yücedir Allah, Hak Melik (Melik ul Hakk). Kur’an hakkında aceleci olma, sana vahyi tamamlanmadan önce, ve de: Rabbim, ilmimi artır.”
Taha Suresi 114. Ayet
31.01.2026