Mesleklerin Epistemolojisi

Aslında meslekler epistemolojisi, tamamen İnsanlık ve Yaradılış Ontolojisi’ne dayanır, keza Medeniyet zaten buna dayanır.

Uzun zamandır düşündüğüm/tefekkür ettiğim bir mesele var. Buna “mesleklerin epistemolojisi” de diyebiliriz. Şöyle ki, bir meslek gerçekte nedir, ve Epistemolojik Sınır’ları ve değeri nasıl belirlenir? Dahası, o nasıl İsim’lendirilir? Tüm meslek(î) isimlerin insanlar tarafından ortaya konulduğunu düşünürsek, bu sorunun anlamı ve değeri daha iyi anlaşılır.

Bizler gerçekten Medeniyet’i tesis eden kabiliyet, kuvvet ve rolleri anlama ihtiyacı duyarız. Bu İnsânî bir ihtiyaçtır, ve aynı zamanda kendi nefsimizi daha iyi/yakından tanıma ihtiyacımızla da bağlantılıdır. “Nefsine arif olan, Rabb’ine arif olur”, ve Rab “yol gösteren, rehber” anlamına geldiğine göre, O bize özümüzdeki İlâhî İsm’i öğretmekle beraber, bu İsm’in Dünya’daki tecellisini de bizzat tecrübe etmemizi sağlar – çünkü o tecelli biz oluruz ve onun Kader’ini yaşarız.

Fakat İlâhî İsim’ler, direkt olarak meslek isimleri değildir. Bazen Alan İsimleri’dirler ama her zaman mı emin değilim. Gene de, İnsânî (Yaratıcı) Faaliyet açısından, onlar Alan’ları ifade eder, değilse spesifik beşerî meslek adlandırmalarını değil. Mesela Âlim, Şâfi, Habir, Musavvir (Tasarımcı), Cebbar, Azîz, Âlî gibi gibi…

Peki, Âlim ama hangi konuda? Şâfi ama hangi konuda? Habir, Musavvir, Cebbar… ama hangi konuda? Üstelik İlâhî isimler de kendi aralarında (hiyerarşik olabilen) ilişkilere sahiptir; buna bir örnek olarak, mesela Kur’an’da Rezzak Rahîm isim tamlaması görülür; çünkü Rızık, Rahman Rahîm kapısından geçerek oluşa gelir.

Kısacası, İlâhî İsim’ler ana anlamı barındırsalar da, konu veya beşerî bağlam özelinde değildirler, genel mahiyettedirler. Onların özelleşmesi, bizzat Bireyleşme İlkesi doğrultusunda İnsanlaşma ile gerçekleşir. İdeal durumda, biz İnsanlar olarak en az bir İlâhî İsm’in bireyselleşmesi hâline geliriz – ki bu en az bir Sıfat Miracı demektir.

Bu Ontoloji tesis edilmeden, ne yazık ki sahih Meslekî Epistemoloji’ye de geçiş yapamayız/yapamazdık.

Aslında meslekler epistemolojisi, tamamen İnsanlık ve Yaradılış Ontolojisi’ne dayanır, keza Medeniyet zaten buna dayanır. Esasında Enbiya/Nebiler tarafından temeli atılarak kurulan Medeniyet, İlâhî Olan’ın yeryüzündeki yansımasıdır. Ancak o zaman, yani Kişi Kur’an Ahlâkı ile ahlaklanıp emek ve değer ürettiğinde İnsanlık kaim olur.

Bu “emek ve değer”, (hiyerarşik biçimde) 4 temel düzeyde/kategoride/kastta düşünülür:

  • (1) İlim
  • (2) İdare
  • (3) Ticaret
  • ve (4) İşçilik.

06.12.2025

Emin Ali Ertenü
Emin Ali Ertenü
Articles: 671

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir