Toplumların Tanışması ve Sosyolojik Araştırma
Kur’an, “sizi tanışasınız diye kavimler olarak halk ettik” der. Demek ki, her kavmin, diğer dünya toplumlarını/medeniyetlerini tanımak gibi bir sorumluluğu da bulunur.
Kur’an, “sizi tanışasınız diye kavimler olarak halk ettik” der. Demek ki, her kavmin, diğer dünya toplumlarını/medeniyetlerini tanımak gibi bir sorumluluğu da bulunur.
Uyumlu Üçlü’nün en güzel örnekleri Rab/Nebî/Velî ve Baba/Ana/Oğul’dur. Hakk İsmi hepsini kuşatır.
Kaybolanların bir rehber araması gibi, o Rehber de kaybolmuşlar arasında bir ümit (eden) arar.
Peki, söylenen hatalı bir söz söylemenin bedeli nedir? Âşıklar bilir ki, bunun cezâsı bir ömür sürer.
Yazılış, her zaman manevî bir sayma işlemine göre gerçekleşir. Dolayısıyla; Yazı, doğduğu Kaynak Nokta’ya göre sıralanır. Başlangıç Noktası aynı zamanda Odak Noktası ve Doğum Noktası’dır.
Tao-culuk’ta bahsi geçen “on bin şey”, sınırı belirsiz çokluka işaret eder. On bin, ilk dört sayının (1+2+3+4=10) toplamı olan tetraktis’in dördüncü kuvvetidir (10^4). Tecelliyat Anlayışı’na ve Sonsuz Yeniden Yaradılış’a (Halk-ı Cedîd’e) işaret eder.
Hakk’ın Kelâm’ı da, aynı kendisi gibi, yıkılmaz-aşınmaz-eskimez niteliktedir
Yazılış’ın Katmanları’nda bahsettiğimiz gibi; Bilgi, katmanlarda geçerek Yazı’ya dökülür – yansır. “Yarattıklarının şerrinden”, “Felak’ın Rabb’ine sığınırım”. Bu sebepten; Varlık’a rücu etmek gerekir, bunun için de bir önceki katmana nazarımızı çevirmemiz gerekir, ta ki Kaynak’ına varıncaya kadar. Yol uzun olabilir, fakat…
Önce parçalara böler, sonra da (kendi) böldüklerini toplar. Sonra da sorar: “Neden bu işlemlerin sonu gelmiyor?”